Ben buradayım


6/9/2008 · Kategori: Siirler



Kapındayım...

Ne gövdemi ayaklarının altına serecek ateş var yüreğimde...

Ne de cebimde sorular...

Sevmeyi arayan yorgun gönlümün,

Sessiz ama arzulu çekiştirmesinin peşinde...

Kapındayım...

---

Bugün böyleyim işte...

Bazen böyleyim.

Yangınımın alevleri susar...

Fırtınam diner...

Tatlı bir başağrısını katık edip, ruhuma ayna ararım anlamak için...

Bir limana sığınır gibi...

Kapındayım işte.

---

Uzaktan gelmedim; zaten biliyorsun...

Ben bu mahallenin çocuklarından artakalanım...

Bir taş koyamadım belki bir taşın üstüne...

Ama hiç yıkmadım.

Ondandır;

Bir yanım hüzün, bir yanım teselli...

Benimkisi...

Ahir zaman yiğitliği!

---

Kapındayım...

Ne gövdemi ayaklarının altına serecek ateş var yüreğimde...

Ne de cebimde sorular...

Yetecek yorgun gönlüme,

Hatırlanmak...

Gözüm yok fazlasında...

Başladığım yerde bitirmek umuduyla...

Kapındayım...





Murat Başaran

Yorum (yok) Yorum yaz!

Nât-i Şerîf


20/8/2008 · Kategori: Siirler



Ne uzun ne kısa kararında boy
Soyu İbrahim’den ne asil bir soy
Saçları hoş siyah dalgalı bir koy
Kemâlini giydir beni benden soy
Âlemlere rahmet yüzünü göster
Bu kul varlığından soyunmak ister


Güneş pervânesi o güzel yüzün
Nurundan ışığı vardır gündüzün
Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün
Tecelli ediyor yüzünde özün

Hasretim, yanarım, yüzünü göster 
Kölen bu devletle avunmak ister

Simsiyah gözlerin âhû misâli
Dâim Hakk’a bakar her an visâlin
Beyazı ölçüsü gözde kemâlin
Kaşların sûreti gökde hilâlin,
Râzıyım rûyada yüzünü göster 
Âşık maşukuna can sunmak ister

Bir tutam sakalın birkaçı beyaz
Mübarek vücudun serin kış ve yaz
Cânımı yoluna kurban etsem az
Dostlar defterine köleni de yaz    

Açıver kapını yüzünü göster
Gönül hasretinden yakınmak ister

Duyular mükemmel, dişleri inci
Kokusuna tutkun, yaşlısı genci
Yürürken koşmadan olur birinci
Kapına gelmiş bir garip dilenci

Açıver ne olur yüzünü göster
Garip ayağına kapanmak ister

Yukarıdan aşağı heybetle iniş
Yürüyüşünde var hep bu görünüş
Âdetin baktığın tarafa dönüş
Bize nasip olsun hayırlı bir düş

Kerem et ne olur yüzünü göster
Kim böyle bir düşten uyanmak ister

Seni ilk görenler korku çekermiş
Sonra ülfet eder hemen severmiş

Benzerini asla görmedim dermiş
Erenler yolunda giderek ermiş
Benzeri bulunmaz yüzünü göster
Gönüller nurunla yıkanmak ister

Zâtının nûrundan vermiş sana can
Hilkate ruhunla başlamış Rahman
Yûsuf’ta yok sende olan hüsnü an
Ahlâkındır Senin, mûcize Kur’an,
Alemlere Rahmet, cemâlin göster
Kölen rahmetine sığınmak ister

Ümmetin üstüne titreyen sensin
Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin
Kulunu Allah’a sevdiren sensin
Gecemi gündüze çeviren sensin
Ey Hakk’ın şâhidi yüzünü göster
Kul şehâdetinle tanınmak ister

Hakk’ın halilisin, habibi sensin
Gönüllerin eşsiz tabibi sensin
En güzel hutbenin hâtibi sensin
Ümmetin en büyük nasibi sensin
Aşkımın Leylası yüzünü göster   
Gönül seni gözden sakınmak ister

En güzel, en üstün ahlak senindir
Cömertlikte kemâl el-hâk senindir
Şefaatte en son durak senindir
Miraç senin, Refref, Burak senindir

Sen gördün, bize de cemâlin göster
Pervâne şem’ine hep yanmak ister





Hayrettin Karaman




menzil.blogcu.com'dan alıntıdır..

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇEKİP GİDECEKSİN


21/7/2008 · Kategori: Siirler





Çiçek çiçek, dal dal, bir arı gibi durmadan,
Gezeceksin yılmadan, yorulmadan, bıkmadan.
Dolduracaksın dert kovanını, nurlu baldan,
Sonra da yemeden çekip gideceksin dostum!

Yakıp bitireceksin kendini bir mum gibi,
Duyulmayacak inlemelerin mercan gibi,
Gelince zamanı Bedir'deki üç can gibi,
Bir yudum içmeden çekip gideceksin dostum!

Sen olacaksın en önde hizmet zamanında,
Sen dikeceksin bayrağı şehit makamında.
Toplanınca ganimet için ücret anında,
Bir zerre almadan çekip gideceksin dostum!

Derdin büyük senin, sen bir destan yazacaksın,
Sen, Bedir'de bir Ali, bir Ömer olacaksın.
Gelecek, Uhud'da Hamza, Mus'ab olacaksın,
Sonra da kefensiz çekip gideceksin dostum!





M. Akif AKAY

Yorum (yok) Yorum yaz!

Beni de çağır...


13/7/2008 · Kategori: Siirler




Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen beni de çağır
Sabrı kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen beni de çağır

Bazen iki dünya sığar içime
Bazen iki güneş doğar içime
Bazen gam yağmuru yağar içime
Sen beni ararsan beni de çağır

Dostların var ise divanelerden
Göz yaşın aktıysa minarelerden
Binlerce senelik viranelerden
Birşeyler sorarsan beni de çağır

Ezelin ezelden öncesi vardı
Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı
Zaman yumağına bizi kim sardı
Aklını yorarsan beni de çağır

Dışarda göz yanar içerde yürek
Taahhüt ehline tahammül gerek
Mazlum yarasına merhem diyerek
Göz yaşı sürersen beni de çağır



Abdurrahim Karakoç

Yorum (yok) Yorum yaz!

Üstadıma


14/6/2008 · Kategori: Siirler

 

Ye's, korku yoktur Sen'de, ümitvarsın ömür boyu.

Karanlığın kaybolduğu okyanusun nurlu yolu.

Hasret Sen'de, çile Sen'de ve gözyaşı yine Sen'de,

Haykırarak geliyorum; Yanındayım her an ben de...

Dualarım hep Sana'dır, Sen olmazsan ben bir hiçim.

Eyyûb (as)'den daha fazla yaradır içim.

Kabul etsen huzûruna, gelsem ilaç tiryak için,

Kalbimdeki yaraya Nûr'u sarmak için.

Barla'da, Emirdağ'da olmak vardı Sen'inle,

Hep ıslandı sîneler, nurdan gözyaşı selinle.

Şecere-i Nûr'un hayata vesîle kökü Sen,

Bense âciz bir kulum o ağaçtan beslenen.

 

 

Yasemin AKGÜN

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::


Free Counter isLamSayfası.Com | islam, Kuran, Hadis, Fıkıh, ilmihal, islami içerik